Acaba yeni bir şehrin güvenliği ile alakalı konuşurken aklınıza ilk olarak neler geliyor?
Hırsızlık, sözlü taciz, gecenin bir yarısı rahat dolaşabilme, yan kesicilik, trafikteki güvenlik vs.
Kore'de yaptığımız ankette %86 oran ile ilk sırayı hırsızlık aldı.
Kore'de bu saydığımız şeylerin hiçbirisi hemen hemen yok diye düşünebilirsiniz, insanın birbirine duyması gereken saygı burada toplumsal bir değerdir.
Bu degerin de bilincaltina yerlestirilmesi insanın ahlaki ve insani olarak eğitilmesi ile başladığını tahmin edersiniz.
Dünyada her sene şehirlere bağlı indeksler yayınlanır, güvenlik indeksi de bunlardan birisidir. Seul de güvenlik indeksinde en yüksek değer olan ilk 5'tedir. (Diger sehirler; Tokyo, Osaka, Singapur, Oslo vb.)
Şehir güvenliğinin ne demek oldugunu biraz açacak olursak; Seul'de yolda yürürken kimse kimseye karışmaz, laf atmaz, gözü ile rahatsız edici şekilde bakmaz, gecenin bir yarısında istediğiniz şehirde, istediğiniz yerde rahat rahat yürüyüşe çıkabilirsiniz, kimse size gecenin bu saatinde ne işin var dışarıda diye sormaz. Hırsızlık hemen hemen yoktur, bir yerde eşyanızı unutursanız, birkaç saat sonra gidin kontrol edin ya aynı yerdedir, yada birisi en yakin yere (mesela dükkan sahibine) bırakmıştır.
Böyle birşeyi bende birkaç kez yaşadığım için ilk ağızdan anlatabilirim.
Kahve içtiğimiz yerde misafirimiz i-padini unutmuştu, 3 saat sonra geri geldiğimizde halen masanın üzerinde idi,
değil i-pade dokunmak, sanırım sahibinin geri geleceğini düşünerek, o masayı 3 saat boyunca kimse kullanmamış.
Ne kadar güzel bir saygı örneği degil mi? Ben bu saygıya da saygı duyuyorum nitekim. :)))
Böyle birşey acaba İstanbul'da ne zaman yaygınlaşır? Cevabı hazır, insanımızı eğittigimiz zaman...
 
 
Eğitimden devam edelim:
Hırsızlığı kim yapar, başkasının malına saygı duymayan kimse, başkasının malını kendi malı gibi gören kimsenin yapması muhtemeldir diye düşünüyorum.
Neden?
Çaldığı eşyayı, yolda başka birisi bu kimin diye sorsa, benim diyecektir. Yani başkasının malını kendisinin diye düşünür.
Bilinç altında başkasının malını kendi malı gibi görme düşüncesi vardır.
Tümden gelerek yaptığım bu açıklamayı yaşanmış bir olayla açalım isterseniz:
Buradaki bir resmi kurum çalışanları 5 sene önce ile İstanbul'a gittik, tabiki Türkiye'ye gittiğiniz zaman güzel şeyleri en önce anlatıyoruz ama misafirlerin dikkat etmesi gereken şeyleri de belirtmeyi nutmuyoruz. Toplantı erken bitince hemen binanın altındaki yerde toplantı değerlendirmesini yapalım dedik. Bir misafirimiz masada cep telefonunu bırakarak lavaboya gitmek istedi, en nazik ifadesi ile kaybolabilir uyarısını tekrar yapmak zorunda kaldım. Verdiği cevap efsane idi: Benim cep telefonumu neden birisi çalsın ki?
Cevabın bilinç altını irdelersek, cep telefonu benim, başkası benim telefonumu neden alsın? demek istiyor. Yani kendisinde cep telefonu hırsızlığı konsepti olmadığı için dediğimi tam kavrayamıyor.
Düşünün hırsızlık konsepti pek olmayan bir ülkede neden korkasınız ki degil mi?
Bütünü oluşturan detaylardır sözünü çok severim, toplumun bir ferdi bu şekilde düşünüyorsa, bu düşüncenin toplumsal olarak tümüne varırsak, toplumda haliyle dünyanın en güvenli ülkelerinden birisi oluyor.
Güvenli bir ülke olmasında en büyük etken ise  cocuklara çok küçük yaşta öğretilen başkalarının eşyalarına duyulması gereken saygı olarak göze çarpıyor. Bir diğer faktör ise, kanunların çok detaylı olması ve fazla belirsizlik içermemesidir. Yani suç ile alakalı kanunlarda delik olmaması denebilir.
 
 
Toplumsal olarak bakarsak, insanları kanuna aykırı hareket etmekten alıkoyan, durduran iki etken kanun veya dindir.
Uzak doğuda(Güney Kore, Japonya, Tayvan vb.) dinden ziyade dinlerin de temelini oluşturan evrensel insani değerler üzerine toplum inşaa edilmiştir. Bu ülkeler için kanun ve evrensel insani değerler ülkesi denebilir.
Küçük yaşta diğer insanlara saygı duymaya eğitildigi için, zaten suç konsepti fazla yok, yapmak isteyenleri de kanun engelliyor diye kısmi genelleme yaparsak, Güney Kore'nin istatistik olarak güvenlik endeksi en yüksek ülkelerden birisi olarak one çıkması çok normal bir sonuçtur.
Koreye gelen misafirlerimizin en fazla sordukları "Seul güvenli mi?" sorusuna verdiğim genel cevabı kısmen sizlerlede paylaştım.
 
Burada gece "02.44" ü gosterirken bende gece sporumu "yürüye yürüye" yaparak evimin yolunu tutayım.
 
 
Bang Bang sagori den selamlarımla...