Balli, Balli oseyo : Çok çabuk geliniz.

 

Kore’de yaşadığınızda duyacağınız en çok kelimelerden birisi "Balli(빨리)" dir.

Anlam olarak çabuk, hızlı demek.

Yani ne yaparsan yap, hızlı yap…

Çabuk gel, verilen işi çabuk bitir, hızlı yürü, çabuk ye, çabuk öde, vs vs vs.

 

Hele yabancı olarak eğer size göre yavaş olan birşey varsa koreliye “Balli” derseniz koreli heyecanlanır hemen, işini hızlandırmaya çalışır. Tabi telaffuzunuzun iyi olması lazım:

Net telaffuz BBALLİ, çift B okunması gerekir.

Korecede sert L telaffuzu olmadığı için L harfini yumuşak şekilde çıkarırsanız tamamdır, hele bir de sonundaki i harfini uzatırsanız tam koreli olursunuz netekimsmiley

 

Peki nerden geliyor bu hız, tabii ki geçmişten. Ülke savaştan çıkınca kendi durumlarını başka ülkelerle karşılaştırdığı zaman herşey de çok geç kalındığı düşüncesi hasıl olmuş, yani düşünün 1953 de dünyanın en fakir ülkesi GANA imiş, Güney Kore ise onun sadece bir basamak üstünde. Ekonomik göstergeler bu kadar negatif olunca uzun vadeli yatırımın ilk basamağı eğitim olduğu için herşey daha da önem kazanmış, Yani savaştan sonraki 25 yılı kısa şekilde özetlersek eğitimde başlayan o hızlı hareket herşeye yansımış, 1975 den sonra da hızlı şekilde eğitilmis olan toplum, altyapısı çok mükemmel olduğu için yine çok hızlı şekilde ekonomik olarak da yukarıya tırmanmaya başlamış.

 

Sizi rakamlara fazla boğmayacağım bu yazıda, (Çünkü ekonomik rakamlarla büyüme düzenlenmeyi bekleyen başka yazımızın konusu) Siz sadece avrupa ülkelerinin 100 yılda ancak yapabildiğini Güney Kore sadece 25 yıl gibi kısa sürede yapmış dersem sanırım gelişmedeki o hızı hayal edebilirsiniz. Şu anda Kore’de kişi başına düşen milli gelir 32.000 USD. Sizce de çok 빨리-hızlı değil mi?

 

Gelişmeyi bu kadar hızlı kateden ülkede BALLİ kelimesinin günlük hayatta da çok önemli yeri var. Bu nedenle acelecilik tüm hayata, herseye yansımış. Bu kelimenin zıddı olan ama pekde bizce çok olumsuz gözükmeyen yavaş (느리다) kelimesini hayal edin ki referans mektubu aldığınız Türkiye’deki eski şirketiniz sizin hakkınızda yazdığını, Kore firmasında kesinlikle işe giremezsiniz. Şirkette, veya kurumda eğer işi yavaşlatan birisi varsa herkesin hedefi haline gelir. (Duyuyorum bizde de böyle diyenleri uzaktan…Yapmayın arkadaşlar Allah aşkına, resmi daireleri bile gözönüne getirin diyeyim, işimizi ne kadar hızlı çözüyorlar? Henüz biz halen bugün git yarın gel devirlerini geçemedik biliyorsunuz.)

 

İşte bu aceleci hareketleri metro kullanan korelilerde de görürsünüz, inerkende, binerkende çok hızlı hareket ederler, hatta bazen koşan korelileri de görebilirsiniz. Bende ilk geldiğimde metroya binerken koşanları pek anlamazdım, ama aradan birkaç yıl gecinde bende metrodan indigimde farkında olmadan koşmaya başlamışım, halbuki biryere geç kalmamış olmama rağmen. Uzun yıllar yaşayınca sizde mecburen yerelleşiyorsunuz, yani korelileşiyorsunuzsmiley

 

Ne demişler, Run, Forrest Gump Run…!!!

 

(Sizden ricam eğer birgün Kore’ye gelirde metroya binerseniz, inerken veya binerken size bir koreli hafıf çarparsa lütfen kızmayın. Pek anormal bır hareket degildir o burada. Ya da sizde hızlı hareket edinsmiley, aynı Koreli gibi).

 

Peki diyeceksiniz bunlar bu hızla trafikde de hergün n tane kaza yapıyorlardır. Aristo mantığı ile dediğiniz doğru, ama; şaşırırsınız trafiğe çıkınca herşeyi yapmakta aşırı aceleci davranan Koreli, trafiğe çıkınca süt dökmüş kedi gibi oluyorlar. Yavaş, sakin, nazik, bağırma, çağırma, korna sesi, yok. Peki nereye gitti bu BALLİ kelimesi trafikte?

 

Koreliler dengeli insanlardır nerde hızlı nerde yavaş hareket edeceklerini çok iyi bilirler. Ne kadar da bize benziyorlar(!) değil mi? (Gülmeleri duyar gibiyim) İşin içine insan hayatı girince Kore’de herkes birbirine çok saygılıdır. Bekler, arkadan sizi korna sesi vs. ile rahatsız etmez. Yani Kore’de kimsede bagajda sopa tasimaz…

 

Korna sesi demişken 3 sene önce istanbulda karşıdan karşıya geçerken ışık kırmızıdan yeşile geçince 4.sıradaki aracın kornanın sonuna kadar basıp öndeki araçları rahatsız etmesini halen unutamam. Bakın birinci, değil, ikinci değil, taaa dördüncü sıradaki araç. İşte bizde herşeyde çok yavaşız ama trafikde içimize başka şeyler girer, canavar olur çıkarız değilmi? Hepimiz bundan şikayetçiyiz ama hiçbirimiz çözmek için kılını kıpırdatmaz.

 

Nasıl mı çözülür? Keşfedilmiş Amerika, boşuna uğraşmayalım, küçükten itibaren verilecek hızlı ve net eğitimle...

Aynen Güney Kore'de olduğu gibi.

 

 

Ne demişler, "Dozunda endişe, başarı getirir."

 

Güney Kore’de dozunda ve yerinde hız da başarı getirir.

 

 

Sinsa'nın en güzel kahvecilerinden birisinden selamlarımla;

 

 

Ahmet Erkam GÖRMEMİŞ

ahmeterkam@hotmail.com